İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın aday olması yanlış…

İmamoğlu ve Mansur Yavaş’ın aday olması yanlış…

Bazen kafama takılıyor. Acaba bizler bu devleti yönetsin diye devlette edindiği birikimi tartışmasız olan, demokrasiye, hukukun üstünlüğüne inançlı bir Cumhurbaşkanı mı arıyoruz, yoksa biz Millet İttifakı olarak başkaları gibi bir ÇOBAN arayışında mıyız? Kılıçdaroğlu’nu beğenmemekte ve onu sırtlanlara yedirmekte niçin bu kadar kararlıyız?

***

Dimyata pirince giderken eldeki bulgurdan olmayı göze alarak, İstanbul ve Ankara gibi ülkenin neredeyse yarısına hizmet götüren iki kentin Belediye Başkanı İmamoğlu, ya da Mansur’un aday olması gerektiği iddiaları bence utanç verici bir tercih…
Bu başkanlar en son düşünülmesi, hatta hiç düşünülmemesi gereken isimler. Neymiş? Üretilen yıkım senaryolarına göre İYİ Parti Gençlik Kolları baskı yapıyormuş. Sayın AKŞENER de bunu gözeterek, sırf bu gençler mutlu olsun diye bir çaba içinde görülüyormuş. İnanmak mümkün değil…

***

Akşener’in gönlünden geçen bu olsa bile, benim asıl yadırgadığım “Seçilebilecek bir aday” diyerek Kılıçdaroğlu’nun dışlanmaya çalışılmasının başını çekenler ne yazık ki solcu olarak bilinen Cemaatler…
Yani başta Cumhuriyet Gazetesi olmak üzere KRT ve HALK TV ‘de yuvalanmış, cemaatleşmiş kerametleri kendinden menkul popülist bir kitle… Neymiş?
Kılıçdaroğlu’nun Almanya gezisi tarihi yanlışmış.
Neymiş? Başörtüsü konusunu, hiç gerek yokken gündeme getirmiş…
Neymiş? Amerika’ya gitmesi yanlışmış? Yani arkasından önünden dolaşıp “Neresinden hırpalasak ?” diye akıl almaz bir çaba var. Hamburger yemesini bile eleştirmek hoş görülecek bir davranış mı?

***

Cumhuriyet gazetesi bir cemaat midir, değil midir, bunu anlamak için Hasan Cemal’in “BEN CUMHURİYETİ ÇOK SEVDİM” isimli kitabını okumak yeter. 1930’lu yıllardan 1970’li yıllara kadar sol bir çizgide olmayan, hatta faşist bir çizgide olduğu söylenebilecek bu gazete 1970’li yıllardan sonra SOL adına Baykalcı, ulusalcı, militarist bir çizgi üzerinde slalom yapmıştır. Bu cemaatin özellikle SHP/CHP birleşmesinde ve sosyal demokrasinin Baykal’a teslimindeki cemaat çalışması ibret vericidir. Bu ülkede Baykal, Pensilvanya'da üretilen videolarda boy gösterene dek sosyal demokrasi CHP tarafından iğdiş edilmiş ve sosyal demokrasi sağ çizgide nal toplamıştır.

***

Neyse... konumuza dönelim...Kılıçdaroğlu için görünen ve ciddiye alınabilecek hiç bir olumsuzluk yok.. Ama anlaşılıyor ki sonuçta başarıda asıl pay sahibi olması gereken CHP ve Kılıçdaroğlu abuk subuk senaryolarla göçertilmeye, geri itilmeye çalışılıyor. Yalnız Kılıçdaroğlu değil, “% 60 seçmenin “RTE’ye kesinlikle oy vermem” dediği bu ortamda RTE karşısına da aday olabilecek pek çok kimse, neredeyse elini kolunu sallayarak seçilebilecekken "Kılıçdaroğlu seçilemeyecek" iddiası Altılı Masa için yüz kızartıcı bir durum olur.

İşi gücü bırakın. Tabanlarınıza sahip çıkın, göstereceğiniz adayın kazanması için çalışmaya and için.. Yanlış hesaplar içinde olmayın… Kılıçdaroğlu da kazanır...

***

İmamoğlu’nun da Mansur Yavaş’ın da aday gösterilmeleri çok yanlıştır. “Dimyata pirince giderken” diye hatırlattığım olay budur. Ülkenin siyaset zenginliği bu iki aday adayı ile sınırlı değil. Bu inat, demokrat kitleleri, deneyimli binlerce değerli insanı YOK saymak ve küçümsemektir. CB adayı seçimini kalabalıkların, sol cemaatlerin, AKP kurnazlıklarının eline bırakmadan belirlemek Altılı Masa’nın tarihsel bir görevidir. Aklın yolu İmamoğlu ve Yavaş’ın aday gösterilmesinin yanlış olacağıdır. CHP tabanının firesiz destekleyeceği adayı yalnız Kılıçdaroğlu da değildir. İttifak hangi adayı gösterirse göstersin CHP tabanı fire vermez… Ama 30 yıl sonra kazanılan Büyükşehir Belediyelerini kumar masasına sürmeye de razı gelmez..

***

Başkan adayı 1 oy farkla bile seçilse önemli değildir. Asıl önemli olan partiler arasında yapılacak seçim ittifakı, koordinasyon ve seçim bölgesi düzenlemeleriyle en az 360 milletvekili ile iktidarın kazanılmasıdır. Asıl hedef bu olmalıdır.


Enez Mektubu / Ulaş DEMİRAY

YORUM EKLE