Özlem Becan, Uzunköprü’de ilkleri başarıyor

Özlem Becan: “Pandemi mücadelesinden anlımızın akıyla çıktık. Trakya’nın tek kadın belediye başkanı olmak gerçekten çok büyük bir gurur. Bu benim çocuklarıma bırakacağım en güzel en büyük miras. Biz başarırsak diğer kadın adayları hem cesaretlendirmiş hem de yollarını açmış olacağız.”

Özlem Becan, Uzunköprü’de ilkleri başarıyor

Trakya’nın tek kadın belediye başkanı Özlem Becan ile Gazetemizin Keşan Bölge Koordinatörü Sonay Can, Gazetemiz Yazı İşleri Müdürü Orçun Oğuz ve Stajyer Büşra Bilecen bir röportaj gerçekleştirdik.
Uzunköprü Oğuz Arda Sel Spor Kompleksi’ndeki röportajımızda Becan, sorularımızı içtenlikle yanıtlayarak şu açıklamalarda bulundu:

 

ERGENE NEHRİ’NİN KİRLİLİK SORUNU

“Cumhurbaşkanının, “Ergene Nehri etrafında CHP’li belediyeler var. Onlar bu temizlik çalışmalarını gerçekleştirmiyorlar” şeklinde talihsiz bir açıklaması oldu. Ergene Nehri’ndeki kirliliği CHP’li belediyelere bağlayan, ancak biliyoruz ki Ergene Nehri’nin temizlenmesi Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’na ait hatta bu konuyla ilgili olarak 2000’li yıllarda o zamanın Çevre ve Orman Bakanlığı bir proje başlatmıştı. O kadar iddialıydılar ki “2017’de biz Ergene’de balık tutacağız, suyunu bile içeceğiz dedikleri oldu. Asıl yetkili çevre ve şehircilik bakanlığı olduğu halde niye topu belediyelere atıyorlar?”

-“Ben açıklamayı duyunca inanın çok şaşırdım, öncelikle Marmara Denizi kirliliğinden başlayarak söylediler. Ergene Nehri’nin Yıldız Dağları’ndan doğup Saros Körfezi’ne döküldüğünü bilmemesi mümkün değil sayın cumhurbaşkanının. Marmara’ya Ergene Nehri’nin suyu gidiyorsa bu insan marifeti ve derin deşarj yöntemiyle oluyor. Doğanın akışında durup dururken Ergene’nin Marmara’yı kirletmesi gibi bir şey söz konusu değil. 20 yıldır her sene her seçim döneminde biz bu vaatleri duyuyoruz. Az önce söylediğiniz gibi ‘Ergene temizlenecek, balık tutacağız.’ diye fakat günden güne kötüleşen bir Ergene’yi dün de milletvekillerimiz, bölge milletvekillerimiz ve MYK üyemizle ile birlikte aşikare bir şekilde gözlemledik. Ergene Havzası Eylem Planı çerçevesinde arıtma tesisleri yapıldı. Hatta yaklaşık 5-6 ay önce AKP Edirne İl Başkanı Sayın İba, Uzunköprü arıtma tesisinin çalışmadığına dair talihsiz bir açıklamada bulundu. Arıtma tesisimiz güzel bir şekilde çalışıyor değerli arkadaşlar, öyle ki bölgede yapılan tüm arıtma tesisleri işletme ihalesine verilirken, biz hem Uzunköprülü arkadaşlarımıza iş sağlamak, aş sağlamak amacıyla tesisimizi kendimiz işletmeye karar verdik. Bu çok riskli bir karardı çünkü Çevre Şehircilik Bakanlığı’nın denetimleri var. Hatta dün de denetime gelmişler, çok güzel bir tesadüf olmuş. Biz, bu spontane denetimleri de başarıyla atlatıyoruz. Yaptığımız analizleri de o dönem basın mensubu arkadaşlarımla da paylaşmıştım. Ergene’ye yasal koşullar çerçevesinde verilen marjın bile çok daha altında Uzunköprü Belediyesi biyolojik arıtma tesisinin su verdiğini kanıtladık. Cumhuriyet Halk Partili belediyelerin, Ergene Nehri’ni kirletmesi diye bir şey söz konusu değil! Ergene’nin kirlenmesinin sebebi fabrikaların; Çorlu, Çerkezköy, Kapaklı sanayi bölgesindeki fabrikaların arıtmalarının çalıştırılmamasıdır. Bunun kontrolünün yetkisi de Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’ndadır. Doğal olarak tabi ki böyle bir suçlamayı kabul etmiyoruz. ‘Kirletiyorlar’ demiyor, ‘Temizlemiyorlar’ diyor, ‘Denetim yapmıyorlar’ demeye getiriyor. Bu denetim bizim uhdemizde olan bir şey değil. Ne yazık ki maalesef bazen böyle mesnetsiz suçlamalarla karşı karşıya kalıyoruz fakat biz bölgemiz için Ergene’nin kirlenmemesi adına elimizden geleni yapıyoruz.”

SİYASETE, KADIN DAMGASINI VURDUNUZ

“Sayın Başkan biraz siyasete dönelim. Önce çok az bir fark ile ilçe başkanı oldunuz, Uzunköprü’nün CHP İlçe Başkanlığı’nı kazanan ilk kadın oldunuz. Onun ardından da yine ciddi bir oy farkıyla belediye başkanlığı koltuğuna oturdunuz. Karşınızda kadın bir aday vardı. İki kadının seçim yarışının ardından sandıkta ipi göğüslediniz. Seçim atmosferinizde en çok akılda kalan bir anınızı bizimle paylaşır mısınız?”

-“Hem ilçe başkanlığı süreci hem belediye başkanlığı aday adaylığı süreci, hem de iki kadın adayın yarışması benim siyasi hayatımda enteresan hepsi ayrı anektodlar içeren şeyler. AKP Uzunköprü Belediye Başkan Adayı Azbiye Ataş Hanım’la uzun bir süre, 6 Aralık 2018’de aday gösterildim neredeyse seçime 120 gün vardı. Çok uzun bir maratonu yürüdük aslında uzun bir rekabetti. Fakat tabi bu süreç çelik gibi sinirler istiyor değerli arkadaşlarım. Ben sıklıkla hem gençliğimi hem kalifikasyonumu, eğitimi mi hem de vizyonumu ortaya koyacak şeyler söyledim. Bunda fark yaratacağımı düşündüm. Fakat sanayi sitesi genel kurulundaydı yanlış hatırlamıyorsam, bir sürü sivil toplum kuruluşu başkanının ve katılımcıların önünde yine genel politikaya dair bir şeyler söylüyordum. Yerel bir siyasetçinin genel siyasetle ilgisi gibi şeyler söyleyemeyeceğini iddia ederek hem sözlü hem de neredeyse fiziksel, -orada değerli başkanlarımız araya girmese- bir saldırısına maruz kalmıştım. Fakat herkes biliyor ki siyasette de hayatta olduğu gibi eden kendine ediyor. Yaşça epey benden büyük ben saygıda bir kusur etmediğimi düşünüyorum, o yaşta bir belediye başkan adayının bu tarz girişimini Uzunköprü de ben de hiç hoş karşılamadık.”

“Sandığa da yansıdı.”

-“Yansıdığını mutlak düşünüyorum. Bizim kadın olarak, çok daha anaç ve kapsayıcı olmamız lazım. Karşımızdakine fiziksel saldırı, erkekler arasında da yaşanmasın ama iki kadının bunu yaşamış olması hakikaten çok üzücüydü. Ben kendi adıma çok üzüntü duydum.”

BİZ BAŞARIRSAK DİĞER KADIN ADAYLARI HEM CESARETLENDİRMİŞ HEM DE YOLLARINI AÇMIŞ OLACAĞIZ

“Sayın başkan aynı zamanda Trakya’nın tek kadın belediye başkanısınız. Cumhuriyet Halk Partisi Lideri Sayın Kılıçdaroğlu’nun da göz bebeği desek yanlış olmaz. İzmit’te Fatma Kaplan Hürriyet, vekillikten geçti, yine Denizli’de Merkezefendi Belediye Başkanı Şeniz Doğan hanımı takip ediyoruz. Trakya’da da siz varsınız. Bu noktada Trakya özelinde neler söylemek istersiniz? Tek olmanız aynı zamanda bir sorumluluk kat sayınızı arttırıyor şüphesiz. Hem genel merkeze karşı üzerinizde sorumluluk hem Uzunköprü halkına karşı hem de Trakya’da bir Özlem Becan, tek olmanız bununla ilgili bir sorumluluk doğuruyor mu neler söylemek istersiniz?”

-“Trakya’nın tek kadın belediye başkanı olmak gerçekten çok büyük bir gurur. Bu benim çocuklarıma bırakacağım en güzel, en büyük miras. İki erkek oğlum var. İleride, ‘Benim annem Uzunköprü’nün ilk kadın belediye başkanıydı, Trakya’nın tek kadın belediye başkanıydı’ demeleri benim için paha biçilemez fakat bunun gururunu yaşarken mutlaka bir taraftan da Cumhuriyet Halk Partisi gibi bir partide, Trakya gibi bir bölgede, tek kadın başkan olmayı sorguluyorsunuz. O nedenle tüm belediye başkanları gibi bölgesine hizmet etmenin yanında da benim omuzlarımda ayrı bir yük var. Ben Uzunköprü’de mutlaka iyi işler yapmak zorundayım. Diyecekler ki ‘Özlem Becan’ı aday gösterdik. Seçimde halkın teveccühünü aldı. Bu 5 yıl süreyle de ve yahut 10 yıl artık ne kadar görev verirlerse çok iyi işler çıkardı’ dedikleri vakit biz diğer kadın adayları hem cesaretlendirmiş olacağız hem de onların yollarını açmış olacağız.”

“Rol model olacaksınız.”

-“Tabi genel merkez nezdinde de genel başkanlar genel başkan yardımcıları milletvekilleri bir aday gösterirken de, ‘Bakın biz Özlem Becan’ı göstermiştik. Demek ki kadınlar bu işlerde başaralı olabiliyor’ dedikleri an da diğer kadın adaylarının da mücadelesine güç katmış olacağız. Onların önünde bir şans olmuş olacak diye düşünüyorum.”

PANDEMİDE TÜRKİYE GENELİNDE; MASKEYE İLK ULAŞAN, ÜRETEN VE BOLCA DAĞITAN BELEDİYE OLDUK

“Sayın başkan 2019 yılında göreve geldiniz, mazbatayı aldınız hiç şüphesiz Uzunköprü’ye dair hayalleriniz vardı ama araya dünya genelini etkileyen bir pandemi gerçeği girdi. Ülkemiz de maalesef maddi -manevi etkilendi. Hayallerinizi gerçekleştirebiliyor musunuz? Bu doğrultuda pandemi buna engel oldu mu? Ne kadarını gerçekleştirebildiniz? Yapmak istediklerinizle ilgili neler söylemek istersiniz?”

-“Tabii, kısmen hayallerimizi gerçekleştirebildik. İki senenin bir buçuk yılı, maalesef ki böyle geçti fakat yola çıktığımız vakit pandemiyle karşılaştığımızda belediye başkanları bir tercih yapmak zorunda kalıyor. Biliyorsunuz ki ağır ekonomik koşullarla boğuşuyoruz. Borçsuz belediyemiz yok. Olmasın da. Borç yapan belediye, borçla devam eden belediye iş üretmeye çalışıyor demektir. Fakat mesela pandeminin başında maskeyle ilgili yaşanan sıkıntıyı biliyorsunuz. Bizim önümüzde iki yol vardı. Mecburen Uzunköprü için, fiziki ve sosyal hayallerimizi bir kenara bıraktık en azından bir kaç ay erteledik. Türkiye genelinde ilk maskeye ulaşan ilk üreten, bolca dağıtan belediyelerden bir tanesiyiz. Belediye meclisinde rakamı verdim. 930-940 bin maske ürettik. Uzunköprü merkez nüfusu 40 bin. Neredeyse 1 Milyon adet maskeyi Uzunköprü’de bedava dağıttık.”

MASKELERİN KUMAŞINI GAZİANTEP’TEN GETİRTTİK

“Sanıyorum arkadaşlarım kumaşı Gaziantep’te buldular ivedilikle araçlarımızı gönderip aldık. Buradaki tekstil firmalarından da yardım istedik. Kapı kapı dolaşıp, 16 mahalle muhtarımız aracılığıyla dağıttık. Baktık Uzunköprü’de bu işi yapıyoruz, köy muhtarlarını topladık, hemen 60 bin maskeyi 53 köyümüze muhtarlarımıza teslim ettik. Her haneye fazla fazla verebilecekleri şekilde dağıtımını gerçekleştirdik. Hala muhtarlarımız, belediyelerimizden maskeyi ücretsiz temin edebiliyorlar. Dediğim gibi parası olsa da satın alamayacak durumdaydılar. Eczanelerde de satılmıyordu, maske fiyatları 5 Lira’dan 10 Lira’lara çıktı. Bu manada çok iyi iş çıkardığımızı düşünüyorum. Trakya Üniversitesi işbirliğiyle de dezenfektan üretimi gerçekleştirdik. Hala bol bol dağıtıyoruz. Kahveciler, lokantalar pazarcılar tüm esnafımıza, şişeleriyle geliyorlar, Uzunköprü Belediyesi Destek Hizmetleri Müdürlüğü’nden ücretsiz olarak temin ediyorlar. Yine ilk etapta iş yeri kapanan esnafımızdan başladık oda başkanlarımızla iş birliği yaptık, sadece iş yeri sahipleri değil yanlarında çalışan çırak bulaşıkçı aşçı hepsini listeledik ve ivedilikle evlerine gıda kolileri gönderdik. Aynı zamanda bu devam ederken son Ramazan ayında da çok büyük bir rakam Uzunköprü Belediyesi için gururla söylüyorum arkadaşlarımda işin altından kalktığı için onlarla da gurur duyuyorum. 30 gün boyunca her gün 3 bin kişiye sıcak yemek dağıttık. Çok büyük bir organizasyondu bizim için. Ölçeğimizde de kayda değer bir rakam bu nedenle pandemi mücadelesinden alnımızın akıyla çıktık. Elimizden geleni bu süreçte yapmaya devam da ediyoruz. Dün esnaf ziyaretindeydik. Vatandaş her şeyin farkında. Bizi gördüklerinde sadece teşekkür ediyorlar ama ekonomik sıkıntıları çok fazla o manada elbette ki biz devletin yapacağı yardımlarla yarışacak bir durumda değiliz ama dün de evvelsi gün de anladım biz alnımızın akıyla çıkmışız bu işten, ama nihayetinde de onlarda çok zor durumda bıçak kemiğe dayanmış durumda.”

YETER Kİ HİZMETTE YARIŞ OLSUN

“Keşan’dan, İpsala’dan, Enez’den bakınca Uzunköprü’ye çok güzel işler yapıldığının görüyoruz. Tam tersi bir bakışla Keşan’ı İpsala’yı nasıl görüyorsunuz?”

-“Bizim meclisimizde Adalet ve Kalkınma Partili meclis üyelerinin doğal olarak siyaset gereği Uzunköprü’yü hep Keşan’la kıyaslarlar. Onlara her zaman çok kızarım ama ben şuna eminim belediye başkanı hangi partiden olursa olsun hem yaşadığı yerin istikbalini hem de kendi siyasi istikbalini düşünerek iyi şeyler yapmaya çalışıyor. Fakat biz de yoğun bir tempodayız gördüğümüz kadarıyla Keşan’da da başkan elinden geleni mutlaka yapmaya çalışıyordur. Yeter ki hizmette yarış olsun. İpsala belediye başkanımızla biraz daha fazla görüşüyoruz organizasyonlarda çünkü Millet İttifakı’nda paydaşız. O da büyük ekonomik sıkıntılarla boğuştu. Gördüğüm kadarıyla elinden geleni yapı,p kaynak bulmaya çalışıyor. Enez Belediye Başkanımız Özkan Güvenç başkanı çok severim. O da özellikle gümrükle ilgili alınan son kararla iyi işler yaptığının düşünüyorum. Belediye hizmetlerinin siyaset üstü düşünmek lazım, arkadaşlarıma başarılar diliyorum.”

UZUNKÖPRÜ’DE O GÜN KIYAMET GİBİYDİ

“Oğuz Arda Sel Gençlik Merkezi şu an faaliyette, Oğuz Arda isminin yaşatılacağı bir mekan, konsept olarak neler içeriyor?”

-“8 Temmuz Çorlu Tren Kazası hepimizi derinden üzdü. Uzunköprü’den kalkan o kara trenin Çorlu Sarılar Köyü’nde yaptığı kaza dün gibi aklımda. Uzunköprü’de o gün kıyamet gibiydi. Ben, Saros Körfezi’nden dönüyordum. Sazlıdere Sahili’nde çok fazla telefon çekmiyor. Daha Keşan yoluna girmemizle beraber kıyamet gibi telefon çalıyor, mesajlar yağmaya başladı. Tren kazasını öğrendik. O dönem ilçe başkanıydım o gün bugündür, ilk günden itibaren ailelerle hiç ayrılmadık. Onlar için Uzunköprü çocuklarını sonsuz bir yolculuğa uğradıkları yerin başlangıcı. Elbette ki iki çocuk annesi olarak çok daha farklı bir hissiyatım var konuyla ilgili, özellikle Mısra Hanım, Sena’nın annesi Aysun Abla, hepsiyle ayrı diyaloğumuz var. Oğuz Arda Sel’in adı burda da vardı. Daha önceki dönem belediye başkanımız vermişti. Fakat biz daha fazla çocukların ve ailelerin geleceği bir yer haline getirdik. İlave olarak Avcılar Belediyesi’yle birlikte söz verdiğimiz bir proje vardı. Avcılar Belediyesi maddi ve manen bize destek oluyor. 8 Temmuz Çorlu Tren Kazası adına anıtımızın çalışmaları başladı ve bu 8 Temmuz’a yetiştirmeye çalışıyoruz. Ailelerle ve Avcılar Belediye Başkanımız Turhan Hançer ile açılışını gerçekleştireceğiz. O manada da onların ismini de orda ölümsüzleştirmiş olacağız. Bu anıtta o gün daha ilk gün benim kafamdan geçen ve seçim döneminde de ailelere söz verdiğim bir şeydi. Çok anlamlı olacağını düşünüyorum. Hepsine ayrı ayrı kıymet veriyor ve acılarını paylaşıyorum, hiç kolay şeyler yaşamadılar.”

FESTİVALLER, GELECEK YIL KALDIĞI YERDEN DEVAM EDECEK

“İlk geldiğiniz yıl bir festivale imza attınız, önümüzdeki süreçte kültür sanat alanında festivallerle ilgili neler söylemek istersiniz?”

-“Bu sene de Uzunköprü Kültür Sanat Festivalimizi yapmayacağız. Meclisten kararımızı aldık. Hasat şenliği çok daha önce yapılıyordu zaten o da yapılmadı ve Yeniköy şenliği, o da Uzunköprü festivalinden birkaç hafta önce sonra yapılıyordu. Bu sene maalesef yapamayacağız. Seneye umarım yaparız fakat Yeniköy Festivali’yle ilgili, ben de geçen sene çok büyük keyif aldım, tıpkı bir Hacı Bektaş – ı Veli gibi merkez haline getirmeyi düşünüyoruz. Yayla Şenlikleri’nin derinliği çok eskilere dayanıyor. Büyük bir tarihi derinliği var o manada Balkanlar’da da yaşayan bir çok Alevi, Bektaşi kökenli vatandaşımız, bununla ilgili dernekler organizasyonlar var. Aslında bir kısım başlatmıştık yine deyim yerindeyse hevesimiz kursağımızda kaldı. Seneye hem gün sayısını uzatacağız hem de Türkiye’deki, Balkanlardaki Alevi - Bektaşi derneklerinin hepsiyle iletişime geçeceğiz. Hepsini buraya davet edeceğiz. Hacı Bektaş nasıl bekleniyorsa her sene inanın Balkanlar’da da Yeniköy bir merkez olacak bu manada. Alevi - Bektaşi kültürünün o güzel öğretileri ve bu kültüre sahip vatandaşlarımızın sayısının Trakya’da çok fazla. Bizim için bir çok kültürün ve Balkanlar’dan gelen vatandaşlarımızın bir arada olduğu önemli bir festival.”

UZUNKÖPRÜ ESNAFINI NAÇAR BIRAKMAK DOĞRU DEĞİL

“Son olarak Uzunköprü’nün restorasyonu ilgili bilgilendirme alalım.”

-“Uzunköprü’nün gözbebeği tarihi köprümüz, dünyanın en uzun taş köprüsüne sahibiz. Yeterince PR’ını yapamadıysak bir özeleştiri de yapmamız gerekiyor. Son durumu oldukça içler acısıydı. Göreve başladığımı gibi bununla ilgili bir brifing istedim. Çünkü restorasyon faciaları örnekleriyle dolu bu süreç yaşanıyor. Köprümüzün öyle bir şeye kurban gitmesini istemeyiz. Şantiye şefi ve mimar arkadaşımızla konuştum, tüm detaylarıyla anlattı, güzel olacağını düşünüyorum fakat çok uzun bir süreç, kanaatim 5-6 yıl önceden bitmeyeceği yönünde. Eski haline döneceğini ve yaya trafiğine kapatılacağını söylediler, çelik halatlarla kemerlerlerinin askıya alınacağı, tek kemerlerin düzeltileceği, etrafında bir peyzaj çalışması yapılacağı ve aslına uygun restore edileceği söylendi.”

KÖPRÜNÜN TRAFİĞE KAPANMASIYLA UZUNKÖPRÜ ÇOK BÜYÜK SIKINTIYA GİRECEK

-“Öte yandan tarihi köprünün trafiğe kapatılmasıyla Uzunköprü çok büyük bir sıkıntıya girecek, çevre yolunun yapılmasıyla Meriç kesimini zaten kaybetmiştik şimdi Çiftlikköy Köprüsü ve Çiftlikköy yolu projemiz var. Sayın valimizi bu konuda bilgilendiren bendim. O yolu aktif hale getirirsek Uzunköprü kan kaybetmez, bu manada onun da yapılmasını dört gözle bekliyoruz. Yoksa yeni çevre yoluyla beraber Meriç’ten Uzunköprü’ye insanların gelmesi mümkün değil. Eski tarihi köprüyü geçecek, Demirtaş mahallesi, yeni çevre yolundan Uzunköprü’nün dış mahallesinden şehir merkezine 30-35 km fark ediyor. Gidiş-geliş Meriç halkını da kaybetmek istemiyoruz, o mana da köprü restorasyona girdi. Çok önemli, çok memnunuz bu durumdan alternatif yollar belirlenmeden de Uzunköprü esnafını böyle naçar bırakmak da doğru değil.”

AZI ELEŞTİRMEK ZOR!

“Edirne genelinde en çok takdir ettiğiniz belediye başkanı, sizlerin ilk dönemi sayın Recep Gürkan’ın ikinci dönemi.. Bu konuda bir değerlendirme yapar mısınız?”

-“Recep başkan bu manada hepimizi kolluyor, elinden geleni yapmaya çalışıyor. İl belediye başkanıdır nihayetinde bütçesi dahilinde hepimize fazla fazla destek oluyor. Fakat biliyorum ki bütün belediye başkanlarım canını dişine takıyorlar. Azı eleştirmek o kadar zor ki o manada hepsini başarılı buluyorum.”

BÜYÜK ŞEHİR YA DA BÜTÜNŞEHİR OLURSAK HİZMETLERİMİZ AKSAMAZ

“Sayın başkanım geçtiğimiz nisan-mayıs ayında özellikle Ak Parti’ye yakın medyada büyükşehir yasasıyla ilgili Edirne gibi büyükşehir statüsünde olmayan illerimizin de artık büyükşehir ya da bütün şehir olacağı söylendi. Bununla ilgili köyler de Uzunköprü’nün hizmet alanına girebilir bununla ilgili ne söylemek istersiniz?”

-“Uzunköprü coğrafi olarak, kapladığı yüzölçümü bakımından Edirne’nin en büyük ilçesi. Dağınık bir yapılanması var. 53 köye sahibiz. Fakat hizmet götürmekte sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum. Kaldı ki köylerin bizim seçimimizde oy kullanması beni son derece memnun eder, ilçe başkanlığından geliyorum. 53 köyümüzü defalarca gezdim, o manada alt yapımız var. Delegelerimizle tanışıyoruz. Düğün-dernek, cemiyetlerine, cenazelerine katılıyoruz. Zaten bu manada bir diyaloğumuz var. Hizmet götürmede hiçbir sıkıntı yaşayacağımızı düşünmüyorum. Bu noktada avantaj bile sağlayabilir.”

YORUM EKLE
SIRADAKİ HABER